top of page

İSTANBUL

  • Murat Akdogan
  • Mar 4
  • 1 min read

Diyarı İstanbul, neyimiş meğer

Her türlü insanı görebilirsin

Oraya gidip te gezersen eğer

Tarihe yolculuk, edebilirsin.

 

Eski İstanbul la, yenisi farklı

Sâdâbâd nerede, Göksu nerede?

Tarihi eserler nerede saklı

Çınarlar nerede, manolya nerde?

 

Eskiden bu şehre, baktığın zaman

Açıkça görürdün yedi tepeyi

Kulaklar duymuyor, metalsiz ezan

Nereye gizlendi, neyzenin neyi?

 

Sessizce süzülen sandallar vardı

Faytonları çeken atlar nerede?

Egzoz dumanları, her yeri sardı

Bozacı nerede, şıracı nerde?

 

Gemiler boğazı yırtıp giderken

Yalıdan onlara durup bakarlar

Ortalığı kara duman sararken

Martılar durmadan çığlık atarlar.

 

Gelenler, gidenler, selam verirdi

Susayanlar su içerdi çeşmeden

Soran yabancıya, yol gösterirdi

İstanbul’un efendisi nerede?

 

Bülbüller şen bahçelerde öterdi

Hafız Burhan nerde, Hamiyet nerde?

Beton yığınları, göğe yükseldi

Semayı süsleyen Selviler nerde?

 

Ey! İbrahim ashâb-ı kehf ten misin?

İstanbul’a gelen cebini diksin

Kadınlar çantayı oğluna versin

Sağ salim evine öylece gitsin.


21 Ocak 2015

 
 
 

Recent Posts

See All
ÇORUH

Kop Dağından çıktım yola Bayburt’ta vermedim mola   Çünkü onlar uyuyordu Bana devam et diyordu   Yoluma devam eyledim Göz yaşlarıyla inledim   Kıvrım kıvrım gidiyorken Çiftçiler kalkmış pek erken   Bö

 
 
 
Bir Aradalar

Şuna bakın hele kır ata binmiş Altı oku tümden yanına almış Birinin Maral’ın kalbine atmış Avını avlamış öyle gidiyor   Sakladığı sırrı açığa vurdu Muharrem Kalın’ı başrole koydu Muharrem de ona minne

 
 
 
2019

Danılt geldi başka telden çalıyor Kudüs’ü de İsrail’e veriyor Orta Doğu bana aittir diyor Bu coğrafya bizim Aziz Kardeşim.   Danılt gitti Biden geldi yerine Teröristler ile indi derine Petrolü verdi o

 
 
 

Comments


bottom of page