VİLAYETİ BAYBURT
- Murat Akdogan
- Mar 4
- 1 min read
Bayburt’un tarihi, oldukça eski
Tarihi okumayan, bunu bilmez ki
Bayburt’a bir defa gitmek yetmez ki
Gidip te görmesi, ne kadar güzel.
Bayburt kalesini, çıkıp görünce
İçinde yaşamış, kim bilir nice
Bayburt’a gidersen, gündüz ve gece
Kaleden seyretmek, ne kadar güzel.
Işıklar saçılır, pencerelerden
Ezanlar okunur, minarelerden
Bir nefes çekersen, gayet derinden
Tertemiz oksijen alması güzel.
Çoruh’un suları koptan geliyor
İçine girince soğuk oluyor
Kenarında gezen, neşe buluyor
Kıyısında döner yemek ne güzel.
Sanırsın Çoruh’u, sessizce akar
Bayburt’a gelenler, hep ona bakar
Sıcak yeme herse, içini yakar
Kahvesinde çaylar içmek ne güzel.
Muhammet Hanefi gelmiştir derler
Böylece tarihi haber verirler
Dede korkuta da Bayburtlu derler
Bunları işitmek, ne kadar güzel.
Bayburt’un kışları ağır geçiyor
Bahar da dağları, çiçek açıyor
Bayburt güzelleri bürük çekiyor
İhram giyip gezmek ne kadar güzel.
Bayburt’un ketesi dillere destan
Hanımları giyer, rengârenk fistan
İnsanlar konuşur, değişik lizan
Gelirem, gidirem demesi güzel.
Bayburt İstanbul’a, oldukça uzak
Zihni’ye sorarsan, ayak göçürmüş
İstanbul Bayburt’a, kurmuş bir tuzak
İrşadıyla ağlar hakka yürümüş
Gidip dönmeyene, bir mektup yazsak
Yahya Ak Engin ise, en sona düşmüş
Cevabını almak, ne kadar güzel
Şairleri anmak, ne kadar güzel
Ey! İbrahim bayburtlıyam diyirsen
Şivesini unutmuşa, benzirsen
Hiç olmazsa yılda, bir kez gitmirsen
Sılayı rahmetmek, ne kadar güzel.

Comments